Ünlü Simyacıların İsimleri, Buluşları ve Yaptıkları Çalışmalar (Müslüman – Yabancı)

Simya ilmi bir çok müslüman ve yabancı bilim insanları tarafından incelenmiş ve bu yönde her biri kendine ait çalışmalara imza atmışlardır. Aşağıdaki listede de önemli buluşları olan ve yaptıkları çalışmaları günümüze ışık tutanları liste şeklinde hazırladık.

Önemli simyacılar ve yaptıkları çalışmalar

Cabir bin Hayyan: Nitrik asit, Hidrojen klorür ve Sülfürik asit’in rafine ve kristalize yöntemlerini bulduğu Kral suyu’nu icat ettiği ve Sitrik asit, Asetik asit, Tartarik asid’i keşfetiği düşünülmektedir. İnbiğ’i geliştirmiş ve kendisinin ortaya attığı Baz kavramıyla Kimya’nın gelişmesine katkıda bulunmuştur. Kendisi o yüzyıldan atomun parçalayacağını görmüş büyük bir bilim adamıdır.Ayrıca daha sonra zehirlilerin zehirlisi olan arsenik tozunu elde eden ilk kişidir.

Isaac Newton: 1669’da beyaz ışığın bileşimi üzerinde bir teori ortaya attı. Newton ışığın küçük cisimlerden meydana geldiğini sanıyordu. Etki ile tepkinin aynı (eşit) oldugunu ileri sürdü. Evrensel çekim yasasını keşfetti. Teleskobu icat etti.

Al-Farabi: Farabi ortaçağ islam dünyasının en önemli alimlerindendir. Felsefe, metafizik, mistisizm, simya ve matematik alanlarında çalışmıştır. Farabi simya ile ilgili “The Necessity of the Art of the Elixir” adlı eseri yazmıştır. Bunun haricinde 100’den fazla eser ona atfedilmektedir. Mantık alanındaki çalışmaları dolayısıyla Farabi’den ikinci öğretmen anlamın muallim-i sânî diye bassedilir. Farabi Neo-Platonculuk ile İslam inancını uzlaştırmaya çalışmıştır.

Thales: MÖ Yedinci yüzyılda yaşayan Thales , doğanın akıl ile anlaşılabileceğini savunmuş ve suyun dünyanın ana prensibi olduğunu iddia etmiştir. MÖ 610-545 yılları arasında yaşadığı düşünülen Anaximandros,apeiron diye adlandırdığı amorf bir prensibi ortaya atmıştır. Anaximenes ise her şeyin kökeninde hava olduğunu söylemiştir. Heraklit’e göre ise bu prensip ateştir.

Al-Tughrai: Al-Tughrai, 1061 yılında İsfanda doğmuştur. Çoğunlukla simya üzerine çalışmıştır ama astroloji üzerine eserleri de vardır. En bilinen eseri “Mafatih al-rahmah va-masabih al-hikmah” adlı simya derlemesidir. Al-Tughrai kafirlikle suçlanarak idam edilmiştir ancak asıl suçlanma sebebinin politik olduğu düşünülmektedir.

Empedokles: MÖ 485–425 yılları arasında yaşayan Empedokles için ise ateş, hava, su ve toprak maddeyi oluşturan dört elementtir ve aşk adı verilen çekim kuvveti ile Parmenides’in evrenine benzeyen evreni oluştururlar. Ancak Nefret adı verilen itim kuvveti ile itildiklerinde çözülmeler olur.

Aristo: Dört element düşüncesinin Orta Çağlar boyunca varolan şekli kuşkusuz Platon’un ve özellikle de Aristo’nun eseridir Platon elementleri geometrik formları ile ortaya koymaya çalışmıştır Ancak simyadaki teori büyük ölçüde Aristo’nun teorisidir.

MÖ 384–424 yılları arasında yaşayan Aristo, birçok konuda olduğu gibi dört element teorisi ile de Orta Çağ boyunca tek otorite olarak kalmıştır.

Aristo’ya göre ilk madde çeşitli formlar alabilmektedir. Bu alınan formlar da bazı temel özelliklere bağlıdır. Bu özellikler dört tanedir: Sıcak, soğuk, kuru, ıslak.

Buna göre;
Ateş: Sıcak – Kuru
Hava: Sıcak – Islak
Su: Soğuk – Islak

Aristo ile olgunluğa ulaşan elementler teorisi ve Mısır kaynaklı simya İskender’in fetihleri ile beraber karşılaşma olanağı bulmuş ve bir senteze ulaşmıştır.

Roger Bacon: Roger Bacon (d. 1220 Somerset, İngiltere – ö. 1292 Oxford, İngiltere), İngiliz bilim adamı ve filozoftur. … Optik ve barut üzerinde çalışmalar yaptı. Barutu kapalı bir hacimde tutarak ateşli silâhlar yapılabileceğini öne sürdü.

Biruni: Trigonometriye sekant, cosecant ve cotangent fonksiyonlarını eklemiştir.Yerçekimi kanununun İngiliz bilimadamı Newton tarafından keşfedilmiştir. Ancak, bu olay için, ilk defa fikir ortaya atıp incelemelerde bulunan Biruni’dir.

İbn-i Haldun: Doktorların Piri Olan İbni Haldun’nın Eserleri Avrupa üniversitelerinde tam 600 yıl temel kitap olarak okutulmuştur. Civa ile tedavi, Dış belirtilere dayanarak teşhis koyma, Fizikle ilgilenmiştir.

Galileo Galili: Düzgün ve sabit ivmeli hareketleri tanımlamış ve matematiksel formüllerini vermiştir.

Galilei, Orion kümesini gözlemlemiş ve daha önce bulut olduğu varsayılan bu kümenin gerçekte yıldızlardan oluştuğunu bulmuştur. Yine Samanyolu’nun yıldızlardan oluştuğunu tespit etmiştir. Jüpiter’i gözlemlemiş ve Jüpiter’in çevresinde dolanan dört yıldız belirlemiştir.

Robert Hooke: 1665 yılında mikroskobu icat edip.İlk araştırmasında hücre adını verdiği ölü mantar hücresinin hucre duvarını görmüştür.

El-Razi: Maddenin atomlar ve boşluktan oluştuğu görüsüne dayanarak, uzayda atomlar ne kadar sıkışık kümelenirlerse, oluşturdukları maddenin de o kadar yoğun olacağını hava, su ve toprak örnekleriyle ortaya koymuştur.

İbni Sina: metallerin dönüştürülmesi konusunda ilk kuşkuları ortaya atan şişi oldu. Razi, birçok deney yaptı ve maddelerin sınıflandırılmasını genişleterek, doğru yönde küçük bir adım attı.

Johann Rudolf Glauber: Hidroklorik asidin üretimini pratikte keşfeden Glauber, 1625’de sodyum sülfatı keşfetmiştir. Madde daha sonraları “Glauber tuzu” olarak literatüre işlenmiştir. Nitrik asitin ilk üretimini de Glauber gerçekleştirmiştir. Bu yöntem, derişik sülfürik asit ile potasyum nitratın beraber ısıtılmasıyla elde edilmiştir.

Nicolas Flamel: Simyacıların iki büyük düşü olan ölümsüzlüğü ve felsefe taşı’nı bulduğu iddia edilir.

Joseph Priestley: 1774’te oksijen gazını elde etmeyi başarınca ,elde ettiği gazın filojistonsuz hava olduğunu öne sürdü.

Antoine-Laurent de Lavoisier: Lavoisier, yanma olayında maddelerin oksijenle birleştiğini göstermiş,kuramsal açıklamaların deneylere ve dikkatli ölçümlerle test edilmesi gerektiğini vurgulamış ve hem elemetleri hem de bileşikleri adlandırmak için sistematik bir yaklaşım geliştirmiştir.

Albertus Magnus: kimya alanında da çalışmış, nitrik asidin madenler üzerindeki etkisi ve altının arıtılması gibi kimyevî konuları incelemiştir

Edgar Cayce: 1877’de Kentucky’de doğan, 1945’de Virginia Beach’de hayata gözlerini yuman Edgar Cayce hipnoz ile uyutularak trans halindeyken yaptığı ve kayda alınan “okumalar”la tanınmıştır. Transta iken yaptığı teşhislerde, kimi değişik vakaların tedavisi için gerekli ilaçların nerede bulunabileceğini tarif etmiş, ayrıca astroloji, reankarnasyon ve Atlantis ile ilgili kehanetlerde bulunmuştur.

Robert Boyle: 25 Ocak 1627 tarihinde dünyaya gelmiş, 1691 30 Aralık günü hayata gözlerini yummuştur. İrlandalı doğa filozofu, kimyager, fizikçi, kâşif ve bir bilimadamıydı”. En çok matematik ve fen alanında yaptığı çalışmalarla hatırlanmaktadır. Araştırmalarının ve de kişisel düşüncelerinin açık bir şekilde simyacılıkla bağlantısı olsa da, genellikle, ilk modern kimyager olarak görülür ve simyanın çöküşe geçmesine neden olan kişi olarak tanınır. Çalışmalarının arasından en ünlüsü, The Sceptical Chymist (Kuşkucu Kimyager), kimya alanında bir dönüm noktası olarak görülür.

Thomas Norton: İngiliz şair ve simyacıdır. 300 mısradan oluşan Simya’nın Ordinali isimli simya esinli şiir kitabı ile tanınır.

Elias Arista: İlyas peygamber olduğu söylenmektedir. Simyada ve Gülhaçlılarda sıkça takma isim
olarak seçilmiştir. Hijyen ve beslenme alanında öncüdür, temiz hava ve temiz suyun önemine, sağlıklı gıdalara ve kişisel temizliğe vurgu yapar.

Arnaldus de Villa Nova​: ( 1235 Valencia1313), Katalonyalı bir aileden geldiği düşünülen simyacı, gök bilimci ve fizikçidir Bu bilim dallarının yanında kimya, tıp ve Arap felsefesi de okumuştur Bir süre Aragon’da yaşadıktan sonra Paris’e gitti ve orada yaşamaya başladı Savunduğu tezler nedeniyle kilisenin şiddetli baskısına maruz kaldıbunun diğer ve bulunduğu yerden kaçmak zorunda kaldı, Sicilya’ya sığındı 1313 yılında Papa V Clement’in durumunu duyması üzerine, Papa tarafından Avignon’a davet edildi Ancak gidiş yolunda hastalanarak yaşamını yitirdi​.

İbn el-Baytar: Endülüs’ün en ünlü bilim adamlarından bir olan el-Baytar 12.yüzyılın sonlarında Malaga şehrinde doğmuştur. Simya, botanik ve tıp alanlarında çalışmış olan El Baytar o dönemde hocasıyla birlikte İspanya ve çevresinde bitki örnekleri toplayıp kategorize etmiştir.Daha sonra tüm islam dünyasından örnek toplamak için Endülüs’ten ayrılmıştır. Afrika’nın kuzey sahilinden anadolu ve Şam’a kadar seyahat etmiş ve bitki örnekleri toplayarak, botanik konusunda çalışmıştır. İbn el-Baytar, Şam’da 1248 yılında vefat etmiştir. En önemli eseri Kitab el-Cami’fi el-Adviyye el-Müfredah’dır.

İbn al-Nadim: Ibn al-Nadim’in hayatı hakkında çok aza şey bilinmektedir. Ancak kendinden sonra yaşamış filozof ve simyacıları etkilediği çok açıktır.Felsefenin Antik Yunandaki kökenleri konusunda araştırma yapan alim Aristo ve Plato’dan oldukça etkiledi. Al-Nadim pek çok eski eseri Arapça’ya çevirmiştir.

Artephius: Artephius’un gerçek kimliği bilinmemektedir ancak ortaçağda simya üzerine yazılmış pek çok kitap ona atfedilmiştir. Ars sintrillia, Clavis maioris sapientiae ve Liber secretus bu kitaplardan bazılarıdır.Arap kökenli olduğu düşünülmekle birlikte gerçek kimliği ile ilgili tartışmalar sürmektedir.

Abu al-Salt: Abu al-Salt astronomi, simya, felsefe ve tarih üzerine çalışmış, bu alanlarda hem islam dünyası hem de avrupada etkili olmuş bir alimdir. Bitkilerin tıbbi kullanımı üzerine araştırmalar yapmış, altın ve gümüş üretmek için iksir üretmeyi denemiştir. Özellikle astromi üzerine yazdığı eserleri ile bilinir.

2 yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir