Musa Kazım Karabekir Kimdir? Kazım Karabekir Kronolojisi

Musa Kazım Karabekir Kimdir?

Kahraman Türk askeri ve siyasetçilerinden olan Musa Kâzım Karabekir Paşa 23 Temmuz 1882, İstanbul’da doğmuştur. Jandarma Alaybeyi Mehmed Emin Bey’in oğludur.  “Alçıtepe Kahramanı” namıyla tanınmaktadır. Kurtuluş Savaşı’nı başlatan komutanlar arasında yer almaktadır. Doğu Cephesi’nde el ettiği büyük başarılardan dolayı Kırmızı-Yeşil şeritli İstiklâl Madalyası ile taltif edilmiştir.

Kazım Karabekir Kronolojisi

Musa Kâzım Karabekir Paşa 23 Temmuz 1882, İstanbul’da doğmuştur.

1902 yılında Harbiye Mektebi’nden mezun oldu.

1905 yılında Mekteb-i Erkân-ı Harbiye’den mezun oldu.

1907’de Enver Paşa ile birlikte İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin Manastır şubesini kurdu.

1909’da 31 Mart Olayı’nı bastırmak için kurulan Hareket Ordusu’na katıldı.

1912’de I. Balkan Savaşı’nda yer aldı.

14 Temmuz 1914 tarihinde İstanbul’a geri döndü.

3 Ağustos 1914 tarihinde Genelkurmay II. (İstihbarat) Şube Müdürü olarak görevlendirildi.

29 Kasım 1914 tarihinde “Üç Yıl Hazerî Kıdem Zammı” adı ve bunun sonucunda 9 Aralık 1914 tarihinde Yarbay rütbesine terfi etti.

6 Ocak 1915 tarihinde Mürettep 1. Kuvve-i Seferiye Komutanı olarak İran Harekatına gönderildi. Halep’e geldiğinde, 3. Ordu’nun Sarıkamış’ta büyük bir felakete uğramış olduğunu, komutasına verilen kuvvetlerin Doğu Cephesi’ne kendisinin de Süleyman Askeri Bey’in yerine IrakHavalisi Kuvvetleri Komutanlığı’na ve Basra Valiliğine atandığını öğrendi. Böylece Süleyman Askeri Bey’in yerine geçmek üzere İstanbul’a geldi.

6 Mart 1915 tarihinde İstanbul’a gelince 5. Kolordu’ya bağlı İstanbul Kartal’da bulunan 14. Tümen Komutanlığına atandı.

14. Tümen’in Gelibolu’ya gönderilmesi ile bu bölgede Seddülbâhir ve Kerevizdere’deki (12-13 Temmuz 1915) savaşlarda bulundu.

Kerevizdere Muharebeleri sırasında 5. Kolordu Komutanlığına bağlı 14. Tümen Komutanı olarak bulunmaktaydı ve 6-13 Ağustos 1915 Muharebeleri’nde de görev aldı.

Eylül 1915 – 9 Ocak 1916 Mevzi Muharebeleri’nde Güney Grubu Komutanlığına bağlı 2. Bölge Komutanlığı’nda 14. Tümen Komutanı olarak görevlendirildi.

26 Ekim 1915 tarihinde İstanbul’daki 1. Ordu Kurmay Başkanlığı’na atandı.

14 Aralık 1916 tarihinde Mirliva rütbesine terfi etti ve “Paşa” oldu.

24 Nisan 1916 tarihinde Kut’ül Amara’yı kuşatmakta olan 18. Kolordu Komutanı olarak görevlendirildi.

8 Şubat 1917 tarihinde yeniden “Altın Muharebe Liyakat Madalyası” ile taltif edilerek “İki Yıllık Kıdem Zammı” verildi.

23 Eylül 1917 tarihinde padişah iradesiyle “Kılıçlı İkinci Mecidi Nişanı” ile taltif edildi.

2 Mart 1919 tarihinde Erzurum’daki 15. Kolordu Komutanlığı’na atandı.

19 Nisan 1919 tarihinde Trabzon’a geldi.

19 Mayıs 1919 tarihinde Samsun’a çıkarak Kurtuluş Savaşı’nı başlatmış olan 9. Ordu Müfettişi Mirliva Mustafa Kemal Paşa’nın İstanbul’daki Osmanlı padişahı Mehmed Vahdettin ile haberleşmeleri sonucu görevinden istifa etmesi üzerine, İstanbul’dan bizzat kendisine gönderilen ve Mustafa Kemal Paşa’yı tutuklamasını emreden telgrafa rağmen Ben ve kolordum emrinizdedir Paşam! sözünü söyleyerek Mustafa Kemal Paşa’nın emrine girdi.

93 Harbi sırasında Rus Çarlığına kaybedilen Sarıkamış, Kars, Ardahan, Artvin ve Batum’u Eylül 1920 tarihinde kurtarıp, Türkiye’nin doğu sınırlarında Misak-ı Milli’yi gerçekleştirdikten sonra 31 Ekim 1920 tarihinde TBMM tarafından Ferik rütbesine terfi ettirildi.

Sovyet Rusya ile imzalanacak dostluk antlaşması için Bekir Sami Bey başkanlığında bir delegasyon, 11 Mayıs 1920 tarihinde Ankara’dan hareketle 19 Temmuz 1920’de Moskova’ya ulaştı. Dostluk antlaşmasının esasları 24 Ağustos 1920 tarihinde hazır olmakla beraber, Bekir Sami Bey’in bu antlaşmayı imzalaması mümkün olmadı. Çünkü Sovyet Rusya, Bitlis, Van ve Muş illerinin Ermenistan’a terk edilmesini istedi.

Kâzım Karabekir Paşa komutasındaki Türk Kuvvetleri Eylül 1920 tarihinde taarruza geçip, Brest-Litovsk Antlaşması ile Türkiye’ye verilen ve Misak-ı Milli hudutları dahilinde olan Sarıkamış, Kars, Ardahan, Artvin ve Batum’u aldıktan sonra Gümrü’yü de ele geçirince, Menşevik iktidarı altındaki Ermeni hükûmeti barışa yanaşmak zorunda kaldı ve 3 Aralık 1920 tarihinde Ermenistan ile Gümrü Antlaşması imzalandı.

3 Aralık 1920 tarihinde TBMM Murahhası sıfatıyla Gümrü Antlaşması’nı imzaladıktan sonra; 18 Ekim 1921 tarihinde biten Kars Konferansı’na Türkiye Baş Murahhas olarak katıldı. Ayrıca bu konferansa başkanlık yaparak; 13 Ekim 1921 tarihinde Ermenistan, Azerbaycan ve Gürcistan ile Kars Antlaşması’nı imzaladı. Kütahya-Eskişehir Muharebeleri’nden hemen sonra yapılan Sakarya Meydan Muharebesi sonrasına denk gelen bu antlaşma ile Batum’un Sovyetler Birliği’ne terk edilmesi karşılığında karşı taraftan belli miktarlarda silah, cephane ve altın alınacaktı.

15 Ekim 1922 tarihinde Ankara’ya geldi. Edirne Milletvekili sıfatı ile 30 Ekim’den itibaren meclis çalışmalarına devam etti.

17 Şubat 1923 tarihinde Türkiye’de ilk defa toplanan İzmir İktisat Kongresi’ne başkanlık yaptı. 29 Haziran 1923 tarihinde TBMM’nin İkinci Devresi’nde İstanbul Milletvekili seçildiği dönemde; Doğu Cephesi komutanlığı görevini de fiili olarak devam ettirmekte idi.

21 Kasım 1923 tarihinde “Millî Mücadelemizde Siyasi ve Savaş Yararlılığı” görülenlere verilen kırmızı ve yeşil şeritli İstiklal Madalyası ile ödüllendirildi.

21 Ekim 1923 tarihinde Birinci Ferik rütbesine terfi etti ve son askeri görevi olan 1. Ordu Müfettişliği’ne atandı.

26 Ekim 1924 tarihinde bu görevinden istifa ederek sadece siyasi alanda faaliyet gösterdi.

9 Kasım 1924 tarihinde CHP’den istifa etti. 17 Kasım 1924 tarihinde Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası kurucuları arasında yer aldı ve bir süre sonra da bu partinin genel başkanı oldu.

5 Haziran 1925 tarihinde Bakanlar Kurulu kararı ile tüm muhalif gazeteler ve partilerle birlikte TCF de temelli kapatıldı. Ayrıca Kâzım Karabekir, Haziran 1926 tarihinde Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal’e düzenlenen İzmir Suikastı girişimi ile ilgili olarak tutuklandı ve İstiklal Mahkemesi’nde idam ile yargılandıysa da beraat etti.

1927 yılında TBMM’nin ikinci Dönemi sona erince milletvekilliği son buldu.

Ordu açığında 5 Aralık 1927 tarihinde “Müşir” rütbesine hazırken resen emekliye sevk edildi.

Mustafa Kemal Atatürk’ün vefatının ardından 26 Ocak 1939 tarihinde İstanbul Milletvekili seçildi.

1943 yılında tekrar milletvekili seçildi.

5 Ağustos 1946 tarihinde yapılan TBMM başkanlık seçimlerinde Meclis Başkanı seçildi.

26 Ocak 1948 tarihinde 66 yaşında iken geçirdiği bir kalp krizi sonucu Ankara’da vefat etti.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir