İnorganik Bileşikler Konu Anlatımı (9. Sınıf)

Canlılardaki İnorganik Bileşikler

Sentezleyemediği için canlılar tarafından dışarıdan aldıkları bileşiklere inorganik bileşikler denir.

İnorganik Bileşiklerin Genel Özellikleri ve Görevleri:

1. Canlı hücrelerin yapısına katılır.

2. Metabolik faaliyetlerde düzenleyicidir.

3. Yıpranan dokuların onarılmasında görev alır.

4. Vücutta sentezlenemez, dışarıdan hazır alınır.

5. Sindirime uğramadan hücre zarından geçebilir.

6. Hücre solunumunda enerji verici olarak kullanılmazlar. Ancak kemosentezde kullanılırlar.

7. Kanın ozmotik basıncını ayarlar.

Suyun Özellikleri ve Canlılar için Önemi

-Su yaşamın devamı için vazgeçilmez bir maddedir. Çünkü hücredeki yaşamsal faaliyetler ancak yeterli suyun bulunduğu ortamda gerçekleşir.

-Suyu oluşturan Oksijen ve Hidrojen atomları birbirine kovalent bağlarla bağlıdır.

-H atomu bulunan bölge +, O atomu bulunan bölge – yüklüdür.

-Su molekülleri bir araya gelirken eksi yüklü O, diğer su molekülünün + yüklü hidrojenini kendisine çekerek H bağı oluşur. Bu durum suyun daha kararlı bir bileşik olmasını sağlar.

-Suyun bulunduğu yüzeye tutunma kuvvetine adhezyon denir.

-Hidrojen bağları ile su moleküllerinin bir birini çekmesinekohezyon kuvveti denir.

-Adhezyon ve kohezyon özelliği sayesinde;

a. Bitkilerde suyun yükseklere taşınması sağlanır.

b. Su yüzeyinde bir yüzey gerilimi oluşturur. Bazı böceklerin su üzerinde yürümesi bu sayede olur.

-Terleme ile metabolik atıklar dışarı atılır ve vücut ısısı düzenlenir.

-Suyun fotosentezde kullanılması sonucunda besin ve oksijen oluşur.

-Besinlerin sindirimi su ile olur.

-Su hareket yeteneğini arttırır.

-Enzimatik reaksiyonların gerçekleşmesi için ortamda en az %15 oranında su bulunmalıdır.

-Suyun taşıyıcı özelliği sayesinde besinler ve atıklar vücut içinde gerekli yerlere taşınır.

-Suyun çözücü özelliği sayesinde kimyasal tepkimeler gerçekleşir.

-Suyun seyreltici özelliği sayesinde zehirli atıkların vücuda etkisi azalır.

-Suyun öz ısısı çok yüksek olduğundan, sudaki ısı değişimi.

çok azdır. Canlılarda vücut ısısının kolay kolay değişmemesi sağlanmış olur.

– Ayrıca suyun yavaş soğuması ortamın ısınmasına neden olur. Bu durum kıyı bölgelerin ılıman olmasını; deniz, göl ve okyanuslarda canlıların yaşaması için ortam sıcaklığının dengede kalmasını sağlar.

-Suyun buharlaşma ve yoğunlaşma özelliği sayesinde su döngüsü gerçekleşir.

Asitler, Bazlar ve Tuzlar

Asitler: Suda çözündüğünde H* veren bileşiklerdir.

-Tatları ekşidir. (Limonun ekşiliği).

-Mavi turnusol kağıdını kırmızıya çevirir.

-pH aralığı 0-7 arasıdır.

NOT: Yapılarında karbon bulunan asitlerin çoğu organiktir. Örnek: Laktik asit, limonda bulunan sitrik asit, gibi.

-Bazıları ise inorganik asitlerdir.

Örnek: Hidroklorik asit (HCl), Sülfürik asit (H2SO4) gibi.

Bazlar: Suda çözündüğünde hidroksil iyonu (OH-) veren bileşiklerdir.

-Tatları acıdır.

-Elde kayganlık duygusu uyandırır. (Sabunun kayganlığı).

-Kırmızı turnusol kağıdını maviye çevirir.

-pH aralığı 7-14’dür.

NOT: Yapılarında karbon ve azot bulunduranların çoğu organik bazlardır.

Örnek: Metilamin, Adenin , Timin gibi.

-Bazıları ise inorganiktir.

Örnek: NaOH (Sodyum hidroksit), Potasyum hidroksit (KOH).

NOT: Maddelerin asitlik ve bazlığını ölçmek için bir pH ölçeği ya da pH cetveli kullanılır.

– Bu ölçekte değerler 0 ile 14 arasındadır. 0 ile 7 arasındaki değerler asit, 7 ile 14 arasındaki değerler bazdır. 7 ise maddenin nötr (nötral) olduğunu gösterir. 7’den 0’a gidildikçe asitlik; 7’den 14’e gidildikçe bazlık derecesi artar.

Asitlik arttkça hidrojen iyonu, bazlık arttıkça hidroksit iyonu çözeltide artar.

pH metre

– pH değerlerindeki küçük değişiklikler bile canlılar için oldukça tehlikelidir. İnsan kanının pH değeri ortalama 7.4 civarındadır. Kanın pH’si 7’ ye düşer ya da 7.8’e yükselirse canlı birkaç dakika içerisinde yaşamını yitirir.

Kanın pH’sı 7,4’ün üzerine çıkarsa;

Karbonik asit (H2CO3)                      H+ + HCO3- reaksiyonu gerçekleşir ve  H+ iyonu arttığı için kanın pH’sı düşer.

Kanın pH’sı 7,4’ün altına düşerse;

H+ + HCO3-                    H2CO3  reaksiyonu gerçekleşir ve H+ iyonu azalacağı için kanın pH’sı yükselir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir