İnorganik Bileşik Nedir? Canlılardaki İnorganik Bileşiklere Örnekler

İnorganik Bileşik Nedir?

İnorganik bileşik, daha derinlemesine bir tanımlamadan yoksun olduğu için basit bir şekilde tanımlayacak olursak; bir karbon atomu bulunmayan herhangi bir bileşiktir. İnorganik, organik olmayan anlamına gelir. Biyolojide su, mineral, asit, baz, tuzlar gibi canlıların yapısında bulunan ancak canlı olmayan veya bir canlı tarafından üretilmemiş bileşiklerdir. Doğadan hazır olarak alınır, inorganik maddelerin üretimi mümkündür. Bir karbon atomuna sahip bileşikler, hayatı için hayati önem taşıyan bir atomda kök bazlarından dolayı organik bileşikler olarak adlandırılırlar.

Moleküler bağlar oluşturma eğilimi göz önüne alındığında, aslında karbon ihtiva eden az sayıda inorganik bileşik vardır; Bunlara az sayıdaki karbon monoksit ve karbon dioksit dahildir.İnorganik bileşikler, karbonun mümkün kılan karmaşık moleküler bağları oluşturmadığı için genellikle oldukça basittir. Basit bir inorganik bileşik için örnek olarak sodyum klorür verilebilir. Bu bileşik sadece iki atom, sodyum (Na) ve klor (Cl) içerir.

Bir kimyasal bileşik, aşağıdaki kriterlerden bir veya daha fazlasını yerine getiriyorsa inorganik olarak adlandırılır:

Bileşiminde karbon bulunmuyor.

Biyolojik kökenli değildir.

Canlı bir organizma içerisinde bulunamaz veya dahil edilemez.

İnorganik Bileşiklerin Özellikleri

Birçok inorganik bileşik, bir takım metalleri (alkali, alkalin, geçiş, vb.) içerdiğinden, elektrik iletme eğilimindedirler. Örneğin, katı haldeyken inorganik bileşikler elektriğin zayıf iletkenidir. Bununla birlikte, sıvı fazda, inorganik bileşikler oldukça iletkenlerdir. Bu aşamada, inorganik bileşiklerin elektronları çok serbestçe hareket edebilir ve elektronların bu hareketi elektrik olarak kaydedilir.

İnorganik bileşikler içerisinde tipik olarak bulunan iyonik bağlanma nedeniyle, bunlar çok sıkı bir şekilde tutulurlar ve çok yüksek erime ve kaynama noktalarına sahiptirler. İnorganik bileşiklerin bir diğer belirgin özelliği de onların rengidir. Geçiş metali inorganik bileşikleri, tezgah üstünde bile olsa, genellikle çok renklidir ve yine, ‘d-blok’ elektronlarının konfigürasyonundan kaynaklanmaktadır. Havai fişek patladığında görülen parlak ve güzel renkler, bileşimde bulunan inorganik metal (genellikle bir alkali veya alkalin) yüzünden oluşur.

İnorganik bileşikler yandığında benzersiz bir renk sergilediğinden, ilgili metali tanımlamak için bir ‘işaret’ olarak kullanılabilir. Ayrıca, inorganik bileşikler tipik olarak suda çok çözünürdür. Yani, suya konduklarında ‘ortadan kaybolabilirler’, çünkü bunlar basitçe çözülecektir. İnorganik bileşiklerin bir diğer açığa çıkarma özelliği, kristaller oluşturma kabiliyetidir. İnorganik bileşiklerdeki bağlanma özelliği, doymuş solüsyonlarda kristalleri büyütebilmelerini sağlar.

İnorganik Bileşiklere Örnekler:

H2O – Su; birçok organik bileşikte hidrojen, ana atom (karbon ile birlikte) içerse bile, basit bir inorganik bileşiktir. Bir su molekülü içindeki atomlar bu karbon eksikliği nedeniyle çok basit bağlar oluşturdu.

HCl – Hidroklorür; suda çözündüğünde hidroklorik asit olarak da bilinir, oldukça kuvvetli bir pH’a sahip renksiz, korozif bir asittir. Birçok hayvanın gastrik sularında bulunur ve yiyecekleri parçalayarak sindirmeye yardımcı olur.

CO2 – Karbondioksit; formülde bir karbon atomunun varlığına rağmen inorganik bir bileşik olarak sınıflandırılır. Şu anda, organik bileşikler, daha güçlü bir bağ oluşturan bir karbon veya bir hidrokarbon içerir. Karbondioksit içinde karbon tarafından oluşturulan bağ kuvvetli bir bağ değildir.

NO2 – Azot; gazı farklı sıcaklıklarda çeşitli renkler sunar. Genellikle atmosferik nükleer testlerde üretilir ve mantar bulutlarında görüntülenen belirgin kırmızının renginden sorumludur. Oldukça toksiktir ve azot ve oksijen atomları arasında oldukça zayıf bağlar oluşturmaktadır.

Fe2O3 – Demir (III) oksit; demir bir karbon atomu veya bir hidrokarbon bulunmadığından inorganik bir bileşiktir. Demir (III) oksit, hematit olarak doğal olarak oluşur ve çelik üretim endüstrisi için çoğu demirin kaynağıdır. Genellikle pas olarak bilinir ve doğal olarak var olan muadili ile birtakım özellikleri paylaşır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir